Müslüman olmanın saf eylem ile ilişkili olduğunu düşünüyorum. Müslüman, saf eylemin peşinde olan, saf eylemin eyleyicisidir. O zaman saf eylem nedir? Saf eylemi herkesin ruhunda taşıdığını düşünüyorum. Evrensel, herkes için aynı bir saf eylemden bahsedemeyiz. Ancak bu saf eylemin bazı belirtileri olmadığı anlamına gelmez. Saf eylem yapmanız gereken bir eylemdir, bir zorunluluk olarak kendini dayatır. Bu zorunluluğu ruhunuzda duyarsınız. Bazen bir çağrı olarak gelebilir, genellikle çağrı olarak gelir ancak, zorunluluk sadece dışsal bir emre uymak gibi bir şey değildir öyle olsa bunun sadece zorlanma olduğunu söyleriz. Halbuki zorunluluk iç ve dış şartların mükemmel bileşiminin bir uzantısı ve icabıdır.

Saf eylem ortaya çıktığı zaman kendini belli eden eylemdir. Mutlaka bir sonuç doğurur. Bu sonucun illaki doğada ölçülebilir bir sonuç olması gerekmez. Sonuçlar çoğu zaman nitelikseldir ve bu sonuçları siz kendi bünyenizde duyumsarsınız. Saf eylem insanın kendi bünyesinde sonucunu hissettiği eylemdir.

Ancak saf eylem çoğu zaman da ölçüleri aşacak derecede dışarıda (insanın kendisinin dışında) sonuçlar doğurur. Bu sonuçları diğer insanları etkileme kapasitesinde gözlemleriz. Mısır’da Sisi’nin mahkemelerinde işkence altında, insanın yok edilemez özgürlüğünü müstebitlerin yüzüne haykıran ve ardından da idam edilen gençlerin eylemi saf eylemdir. Bu bakımdan saf eylem aynı zamanda indirgenemez bir eylemdir. Saf eylem ortaya çıktığı koşullara sıkı sıkı bağlıdır. Bu koşullardan kaynaklanır ama bu koşulları aşar.

Bütün saf eylemlerin Mısır’daki Müslüman gençlerin eylemi kadar kahramanca olması beklenebilir mi? Beklenemez. Her saf eylem bu manada aynı kuvvette değildir. Mesela bir insanın verdiği sözde durması başlı başına saf eylemdir. Ama Mısır’daki gençlerin eylemi kadar ‘büyük’ olduğu herhalde söylenemez. O zaman saf eylemler arasındaki derece farkını ne belirler? Ruh ve beden kaynaşmasının yoğunluğu belirler. Ruh ve bedenlerin kendilerine göre güçleri vardır. Söz gelimi Mısır’da idama giden gencin ruhu 100 üzerinden 100 güçlüdür, bedeni de bu güce uyum sağlar ama her insanın ruhu bu derece güçlü olmayabilir. Nitekim değildir. Ama bu durum o insanı saf eylemden alıkoymamalıdır.

Bazı eylemler bu bakımdan insanın gücünü aşabilir ancak bu eylemlerin sayısı çok fazla değildir. Mesele insanın gündelik hayatını saf eyleme açabilmesidir. Eğer bu yapılırsa insanın beden ve ruhunun birlikte yükseldiği, güçlendiği görülecektir.

Saf eylem tekrar etmek gerekirse bir beden-ruh ayrımına dayanmaz, bu ikiliği birleştirmek için ön varsayar. Şu bir gerçek ki insanların çoğu beden halinde yaşarlar. Ruhun kaybolduğu bir çağdayız. Ruhu geri getirmek ilk başta düalizmi geri getirmektir. Sırf bedenlerin yaşadığı bir monizmdense ruh-beden gerginliğinin yaşandığı bir düalizm çok daha tercih edilendir. Saf eylem sırf bu ikiliğin dirilmesinden kaynaklanır ama bedeni ruhsallaştırarak ikiliği yine tekliğe dönüştürür.

Müslümanlığın tüm bu hikayedeki anlamı nedir? Neden Müslüman diyorsun? Aslında yazı boyunca insan dedim. Çünkü insan olmanın Müslüman olmakla çok önemli bir ilişkisi var. Müslümanlık, bana göre, beden ve ruhun mükemmel bileşiminin yoludur. Bu yolda olmaktır. Bu bakımdan evet bir ikrardır. Ama olup bitmenin ikrarı değil olma yolunda olmanın ikrarı. Mutlak bütünlük elbette imkansızdır ama mutlak bütünlüğün elde edildiği anlar vardır. Saf eylem bu anların üzerini açar.

Müslümanlık eylemden yani bedenden koparılmış bir ruhçuluğu savunmadığı gibi bedene indirgenmiş, çeşitli ritüellere, davranış kodlarına, alışkanlıklara dönüşmüş bir bedenciliği hoş görmez.

Bedenciliğin en bariz göstergelerinden biri gevşekliktir. Gevşek olmak, gevşek tutum almak, kulağının üzerine yatmak, bir işi tutup taşıyamamak, taşımaya niyet etmemek, umursamamak, söz verip tutmamak, söz verip tutmamayı önemsememek, meşguliyet bahanesine sığınmak değil bahanenin neredeyse kendisini dönüşmek.

Müslümanlık bu bakımdan sorumluluk ahlakıdır. Bu ahlakın arkasındaki belirleyen, bu ahlakı koşullayan ise Allah’ın insana kendi ruhunu tarafından üflenmesidir, insan ruhunun ilahi menşeidir. Ruhun ilahi menşei, Müslüman olmayı saf eylem ile zorunlu olarak ilişkilendirir. Çünkü ruh bedene tutsak edilmezse kendi sorumluluğunun kodlarını kendi içinde taşır. Geriye kalan gereğinin yerine getirilmesidir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir